28 Haz 2017 Çarşamba

GEREKÇE

Beslenme sorunlarından en çok etkilenen yaş grubu bebekler ve 5 yaş altı çocuklardır, özellikle doğumu izleyen ilk 18 aylık dönemde büyüme ve gelişme çok hızlı olduğundan, bebek ve küçük çocukların beslenme durumu, çocuğun daha sonraki fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimi açısından büyük önem taşır.

Bebek ve çocuklardaki büyüme ve gelişme bozuklukları önlenebilir hastalıklardan olup, protein, enerji, vitamin ve mineral eksikliğinin neden olduğu beslenme yetersizliklerinden kaynaklanmaktadır.

İnsan sütünde D vitamini düşük olmakla birlikte; emzirilen bebekler, erken dönemde anne D vitamini seviyeleri normalse veya yeterli güneş ışığına maruz kalırlarsa, normal D vitamini seviyelerine sahip olabilirler. D vitamini yetersizliği bebeğin güneş maruziyeti azalırsa artmaktadır. Yüksek bölgelerde veya güneşe maruziyetin çeşitli nedenlerle az olduğu alanlarda doğanlar özel bir risk altındadır. Bu bebekler annelerindeki düşük D vitamini seviyeleri nedeniyle, düşük D vitamini depoları ile doğmuş olabilirler. Güneş maruziyeti veya eksojen D vitamini yetersiz kalırsa yaşla artan D vitamini eksikliği görülür.                  

Raşitizm kalsiyum depolanmasının yetersiz olmasıyla karakterize bir hastalık olup,  önemli sağlık sorunlarından birisidir. Raşitizm kemiklerde kalsiyum depolanmasının yetersiz olmasına bağlı olarak ortaya çıkan şekil bozukluklarına verilen genel bir isimdir ve hastalık en çok 3-24 aylar arasında görülebilmekle birlikte her yaşta grubunda da görülebilmektedir. En sık olarak görüleni, D vitamini eksikliğine bağlı olarak süt çocukluğu döneminde gelişen raşitizmdir ve tedavi edilmezse 2-3 yaşında kendiliğinden kemiklerde şekil bozuklukları bırakmaktadır. İnsan organizması, büyümenin en hızlı olduğu ilk 2 yaş ve adolesan ve gençlik döneminde D vitamini yetersizliğinden daha şiddetli etkilenmektedir.

D vitamini yetersizliğinin temel nedeni deride güneş ışınları etkisiyle yeterli D vitamini sentez edilememesidir. Özellikle kış dönemindeki hamileliklerde vitamin desteği yapılmaması bebeklerin yetersiz D vitamini deposu ile doğmasına neden olmaktadır.

Raşitizm, havale geçirme, yürümede ve diş çıkarmada gecikme, kafatası kemiklerinin yumuşaklığı ve şekil bozukluğu, el bileklerinde genişleme, sık enfeksiyonlara yakalanma, baş terlemesi ve sürtünmeye bağlı arka kısımdaki saçların dökülmesi gibi bulgulara yol açabilir.

D vitamini yetersizliği nedenleri; Maternal D vitamini yetersizliği, yetersiz güneş ışığına maruziyet, kentsel hava kirliliği nedeniyle deride D vitamini sentezinin azalması, deri pigmentasyon yoğunluğu, yüksek yerlerde yaşamak olup, D vitamini yetersizliğinin önlenmesi için annelerin ve bebeklerin yeterli D vitamini almaları veya üretmeleri gereklidir.

Eğer hastalık tedavi edilmezse büyüme yavaşlar ve bir süre sonra çocuk boyca yaşıtlarına göre geri kalır. Çocuk yürümeye başladıktan sonraki en önemli bulgu bacaklardaki eğriliktir. D vitamini yetersizliğini önlemenin en fizyolojik yolu anne ve bebeklerin yeterli güneş görmesidir. Bu amaçla genel olarak bebeklerin üzerlerinde yalnızca bez varken haftada 30 dakika, giyinik iken haftada 2 saat; hamile kadınların ise ellerinin ve yüzünün haftada 3 kez günde 20 dakika güneş görmesi önerilmektedir.

AMAÇLAR

Dengesiz ve yetersiz beslenmeye bağlı sağlık sorunlarından olan Raşitizmin önlenmesidir. Bunun için;

1) Tüm doğan bebeklerin doğumdan sonra hemen emzirilmeye başlatılması, ilk 6 ay “tek başına” anne sütünün verilmesi,

2) Altıncı aydan sonra da uygun ve yeterli miktardaki ek besinlerle beraber emzirmenin sürdürülmesi,

3) Gebelerin kalsiyum yetersizliği konusunda bilgilendirilmesi,

4) Bebeklere proflaksi amaçlı D vitamini desteğinin sağlanması,

5) Anne ve çocuk izleme ve değerlendirmelerinin yapılması.

TARİHÇE

Bu önemli halk sağlığı sorununun çözümü için ülke düzeyinde; toplumun D vitamini yetersizliği konusunda bilinçlendirilmesi, bebeklerin ilk 6 ay anne sütü alması ve 6. ayın sonunda uygun ve yeterli miktarda ek besine geçilerek emzirmenin 2 yaşına kadar sürdürülmesi gereklidir. T.C. Sağlık Bakanlığı 2005 yılının Mayıs ayından itibaren ülke genelinde bebeklerin kemik gelişimini desteklemek amacıyla bir yaş altı çocuklara 400U/gün olacak şekilde ücretsiz D vitamini desteğine başlamıştır. Her yıl en az 1 milyon çocuğa ücretsiz destek sağlanmıştır.

GELİNEN SON DURUM

Ülkemizde D vitamini yetersizliği ve nutrisyonel raşitizmin sıklığının %1.7-19.0 arasında değiştiği bildirilmektedir. Yine son yıllarda gebeler ve doğurganlık yaşındaki kadınlarda %80.2’ye varan sıklıklarda D vitamini yetersizliği görülmektedir.

Türkiye’de 6-17 aylık çocuklarda ve annelerinde hemoglobin ferritin D -vitamini düzeyi ve demir eksikliği anemisi durum belirleme yürütülen programların değerlendirilmesi araştırmasına göre; Çocuklarda D-vitamini eksikliği sınır değeri 15 ng/ml olarak alınmış, buna göre çocukların %26,8’ünde D-vitamini eksikliği olduğu saptanmıştır. Çocuklarda cinsiyet ve yaş gruplarına göre D-vitamini düzeyi arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Prematürelerde ve düşük doğum ağırlığı olanlarda ise D-vitamini eksikliği daha fazla görülmüştür.

Çocukların % 67,0’ına araştırma öncesinde D-vitamini verilmiş, bunların %57,9’u günde 3 damla olarak D-vitamini kullandıklarını belirtmişlerdir.

Bu sonuçlar değerlendirildiğinde;

1-Çocuklara destek amaçlı D-vitamini uygulamasının faydalı olduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği gibi D-vitamini bebeklere destek amaçlı olarak verilmektedir. Bu nedenle çocuklarda D-vitamini eksikliği %27,4 iken, annelerde %82,1 olarak bulunmuştur. Aslında annelerin D-vitamini düzeyinin çocuklara göre daha iyi olması beklenir iken tersi bir durum ortaya çıkmıştır. Bu durum tamamen bebeklere D-vitamini uygulanmasına bağlı olabilir. Bu nedenle bebeklere D vitamini uygulaması çok ciddi bir fark oluşturmuştur. Bu programa devam edilmesi gerektiğinin bir göstergesidir.

2-Diğer taraftan daha da etkinleştirilmesine gereksinim duyulmaktadır. Bunun için anne ve sağlık personeline yönelik eğitimler ve konuya yönelik hassasiyet artırılmalıdır. Rutin sağlık kontrolleri ve hastalık başvurularında D-vitamini kullanımı hatırlatılmalı, kullanılan doz ve kullanım şekli konusunda bilgilendirmeler tekrarlanmalıdır.

3-Ayrıca çocukların en az bir kez D-vitamini ölçümü yapılmalı, gereken çocuklara tedavi protokolu uygulanmalı ve takibe alınmalıdır.

4-Annelerin D-vitamini depoları da çok önemli olduğu için özellikle gebelik öncesi D-vitamini düzeyine bakılmalı ve D-vitamini destek uygulaması yapılmalıdır.

 

MERKEZ  AKTİVİTELERİ;

Araştırmada çıkan sonuçlar doğrultusunda program revizyonun gerçekleştirilmesi ve eğitimlerin tekrarlanması,

D vitamini alımı için kaynak ayrılması, alım gerçekleştirilmesi, dağıtım yapılması,

D vitamini dağıtım oranlarının değerlendirilmesi.

İL ŞUBELERİNİN GÖREVLERİ

D vitaminin dağıtımının sağlanması, lojistiğin takibinin yapılması ve kayıtlarının tutulması,

Birinci basamak sağlık kuruluşlarında çalışan sağlık personelinin eğitimlerinin güncellenmesi,

Birinci basamak sağlık kuruluşlarında çalışan sağlık personelinin annelerin eğitiminde aktif olarak görev almalarının sağlanması;

Programın tanıtımının öncelikler içerisinde yer almasının sağlanması, tanıtım yöntemlerinin geliştirilmesi, Raşitizmin önlenmesi için toplumun bilgilendirilmesi konusunda medya yoluyla bilinçlendirme yapmak,

Programın etkinliğini ve sürdürülebilirliğini arttırmak amacıyla izleme ve değerlendirme, durum saptama çalışmalarının yürütülmesi.